constrain
Çeviri
kısıtlamak, zorlamak, sınırlamak
Örnekler
Lack of funding will constrain the project.
Finansman eksikliği projeyi kısıtlayacaktır.
She felt constrained to apologize.
Özür dilemek zorunda hissetti.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeyi) kısıtlamak Lack of funding will constrain the project.
((sb.)) ((to-inf)) (birini bir şey yapmaya) zorlamak She felt constrained to apologize.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: restrict (kısıtlamak), limit (sınırlamak), compel (zorlamak); Zıt anlamlılar: free (serbest bırakmak), release (salıvermek)
Etimoloji
Latince 'constringere' (bağlamak) kelimesinden gelir. 'con-' (birlikte) + 'stringere' (sıkıca çekmek).
Hafıza İpuçları
Hareketinizi sınırlayan bir 'string' (ip, '-strain') ile bağlandığınızı hayal edin.