noun

constriction

daralma, sıkışma, büzülme

He felt a constriction in his chest.

Göğsünde bir sıkışma hissetti.

The constriction of the artery is dangerous.

Atardamarın daralması tehlikelidir.

((sth.)) daralması (bir şeyin) daralması The drug causes constriction of blood vessels.

Eş anlamlılar: tightening, narrowing, compression; Zıt anlamlılar: expansion, widening

Latince 'con-' (birlikte) + 'stringere' (sıkıca çekmek) kelimelerinden. Sıkıca çekme eylemi.

Bir şeyi sıkan bir boa yılanı (boa constrictor) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.