noun

contact

temas, irtibat, bağlantı, tanıdık

Avoid direct contact with the substance.

Maddeyle doğrudan temastan kaçının.

I'm in contact with my old friends.

Eski arkadaşlarımla irtibat halindeyim.

He has many contacts in the industry.

Sektörde birçok tanıdığı var.

((sb./sth.)) ile temas/irtibat contact with ((sb./sth.)) Yıllar önce onunla irtibatımı kaybettim.

((sb.)) ile irtibatta olmak to be in contact with ((sb.)) Hâlâ onunla irtibatta mısın?

Eş anlamlılar: touch, communication, connection

Latince 'birlikte' anlamına gelen 'con-' ve 'dokunmak' anlamına gelen 'tangere' kelimelerinden oluşan 'contactus'tan gelir.

Telefonunuzdaki, 'temas kurabileceğiniz' kişileri listeleyen 'Kişiler' (Contacts) uygulamasını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.