adjective

aesthetic

estetik, sanatsal

The film has a unique visual aesthetic.

Filmin benzersiz bir görsel estetiği var.

Her aesthetic sense is very refined.

Onun estetik anlayışı çok gelişmiş.

The furniture is both aesthetic and functional.

Mobilya hem estetik hem de işlevsel.

((bir aesthetic)) ((isim)) estetik Evin estetik bir çekiciliği var.

((bir şeyin estetiği)) ...nın estetiği Japon bahçelerinin estetiğini takdir ediyorum.

Synonyms: sanatsal, güzel, zevkli; Antonyms: estetik olmayan, zevksiz

Yunanca 'aisthētikos' kelimesinden gelir, anlamı 'duyusal algıya ilişkin' demektir.

'Anestezik' duyuları uyuşturur. 'Estetik' ise tam tersidir, duyularla algılanan şeylerle, özellikle güzellikle ilgilenir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.