verb

contemplate

üzerinde düşünmek, tasarlamak, seyretmek

He contemplated the painting for a long time.

Tabloyu uzun süre seyretti.

She is contemplating a change of career.

Kariyer değişikliği yapmayı düşünüyor.

((bir şeyi)) üzerinde düşünmek, seyretmek He contemplated the painting for a long time.

((bir şey yapmayı)) düşünmek She is contemplating changing her job.

Eş anlamlılar: consider, ponder, reflect on, observe

Latince 'con-' (yoğunlaştırıcı) + 'templum' (gözlem alanı, tapınak) kelimelerinden gelir. Aslında kehanet için işaretlenmiş bir alanı gözlemlemek anlamına geliyordu.

Kendinizi bir 'tapınakta' (temple) bir şeylerin anlamı üzerine sessizce 'düşünürken' (contemplating) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.