noun

content

içerik, içindekiler, muhteva

The content of the website is updated daily.

Web sitesinin içeriği günlük olarak güncellenmektedir.

He unscrewed the cap and examined the contents.

Kapağı çevirerek açtı ve içindekileri inceledi.

((sth.)) içeriği Bir şeyin konusu. The content of the book is interesting.

Eş anlamlılar: substance (madde), material (malzeme), subject matter (konu)

Latince 'birlikte tutmak' anlamına gelen 'continere' kelimesinden gelir. 'con-' (birlikte) + 'tenere' (tutmak).

Bir 'konteynerin' (container) 'içeriğini' (content) 'içerdiğini' (contains) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.