contextualize
Çeviri
bağlama oturtmak, bağlamsallaştırmak
Örnekler
You need to contextualize the data for the report.
Rapor için verileri bağlama oturtman gerekiyor.
The museum contextualizes art with historical information.
Müze, sanatı tarihsel bilgilerle bağlamsallaştırıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (~i) bağlama oturtmak Bu olayları daha geniş tarih içinde bağlama oturtmalıyız.
Benzer Kelimeler
frame (çerçevelemek), situate (yerleştirmek), put into perspective (geniş açıdan bakmak)
Etimoloji
'context' + '-ual' (sıfat eki) + '-ize' (fiil eki) kelimelerinden gelir. 'Bir şeye bağlam kazandırmak' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
'context' (bağlam) + '-ize' (yapmak) olarak hatırlayın. Bir şeyi bir bağlama 'oturtuyorsunuz'.