adjective

continual

sürekli, devamlı

He faced continual interruptions while working.

Çalışırken sürekli kesintilerle karşılaştı.

a continual ((noun)) sürekli bir (isim) We have had continual problems with this car.

Eş anlamlılar: frequent, repeated. 'Continuous' (kesintisiz, durmaksızın) kelimesinden ayırın.

Latince 'continuus' (kesintisiz) kelimesinden, 'continere' (bir arada tutmak) ile ilgilidir.

'Continual' kelimesini, aralıklarla da olsa art arda olan bir şey olarak düşünün. Sürekli telefon çağrıları gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.