noun

contrast

kontrast, zıtlık, karşıtlık, fark

There is a sharp contrast between their lifestyles.

Yaşam tarzları arasında keskin bir zıtlık var.

In contrast to his brother, he is very quiet.

Ağabeyinin aksine, o çok sessizdir.

a contrast between ((sth.)) and ((sth.)) (bir şey) ile (bir şey) arasındaki zıtlık The contrast between the two cities is striking.

in contrast to ((sth.)) (bir şeyin) aksine In contrast to her sister, she is very shy.

Eş anlamlılar: difference, distinction; Zıt anlamlılar: similarity, likeness

Latince 'contra' (karşı) + 'stare' (durmak) kelimelerinden gelir. 'Karşı durmak' anlamına gelir.

İki şeyin birbirine 'karşı durduğunu' ve bu durumun farklılıklarını vurguladığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.