noun

contrivance

tertibat, düzenek, hile, plan

The device was a clever contrivance for opening jars.

Cihaz, kavanozları açmak için akıllıca bir düzenekti.

His story was a contrivance to get money.

Hikayesi para elde etmek için bir hileydi.

a contrivance for ((-ing)) (bir şey) yapmak için bir düzenek The machine is a contrivance for sorting coins.

a contrivance to ((to-inf)) (bir şey) yapmak için bir hile It was a contrivance to mislead the enemy.

Eş anlamlılar: device, gadget, scheme, plot

Eski Fransızca 'controver' (bulmak, hayal etmek) kelimesinden, 'con-' (birlikte) ve 'trover' (bulmak) köklerinden gelir.

'con' (ile) + 'try' (denemek) + 'advance' (ilerletmek) olarak düşünün. Bir planı ilerletmeye çalışmak, akıllıca bir 'düzenek' veya 'hile' gerektirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.