adjective

controlled

kontrollü, denetimli, ölçülü

The fire is now controlled.

Yangın artık kontrol altında.

He has a very controlled personality.

Çok kontrollü bir kişiliği var.

This is a controlled experiment.

Bu kontrollü bir deneydir.

controlled ((isim)) kontrollü ... Kontrollü bir ortam gereklidir.

Eş anlamlılar: managed, restrained; Zıt anlamlılar: uncontrolled, chaotic

'Control' (kontrol etmek) fiiline, geçmiş zaman ortacı eki '-ed' eklenerek oluşturulmuştur ve kontrol altında olma durumunu belirtir.

Bir şeyin uzaktan kumanda (remote control) ile çalıştırıldığını hayal edin. Her şey 'kontrollü'dür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.