adjective

convenient

uygun, elverişli, pratik

The new subway line is very convenient.

Yeni metro hattı çok kullanışlı.

Is 3 PM a convenient time for you?

Saat 3 sizin için uygun bir zaman mı?

((bir şey)) ((biri)) için uygun olmak (bir şey) (biri) için elverişli olmak Yeni uygulama kullanıcılar için uygun.

uygun bir ((isim)) elverişli bir (isim) Burası uygun bir konum.

Eş anlamlılar: pratik, kullanışlı, uygun; Zıt anlamlılar: inconvenient (uygun olmayan)

Latince 'convenire' (bir araya gelmek, anlaşmak) kelimesinden, 'con-' (birlikte) + 'venire' (gelmek).

Hayatı kolaylaştırmak için bir araya gelen şeyleri düşünün. 'Convenience store' (market) kelimesi iyi bir hatırlatıcıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.