verb

converge

birleşmek, yakınsamak, aynı noktada buluşmak

The two roads converge at the main square.

İki yol ana meydanda birleşiyor.

Our interests began to converge.

İlgi alanlarımız örtüşmeye başladı.

Thousands of fans converged on the stadium.

Binlerce taraftar stadyuma akın etti.

((özne)) converge birleşmek İki yol burada birleşiyor.

((özne)) converge ((on/at sth.)) bir yerde toplanmak Protestocular belediye binasında toplandı.

Eş anlamlılar: meet, join, unite; Zıt anlamlılar: diverge, separate

Latince 'con-' (birlikte) + 'vergere' (dönmek, eğilmek) kelimelerinden gelir. Tek bir noktaya doğru birlikte dönmek veya eğilmek.

Tek bir noktada buluşmak için 'con' (birlikte) 'verge' (dönen) iki çizgi hayal edin. Zıttı 'diverge'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.