noun

conviction

mahkumiyet, kanaat, inanç

He has a prior conviction for theft.

Hırsızlıktan sabıkası var.

She spoke with great conviction.

Büyük bir inançla konuştu.

It is my firm conviction that he is innocent.

Onun masum olduğuna dair kesin bir kanaatim var.

((sth.)) suçundan mahkumiyet bir suçtan resmi suçluluk ilanı Soygundan mahkumiyeti var.

inançla konuşmak güçlü bir inançla konuşmak Lider büyük bir inançla konuştu.

benim kanaatim şudur ki... benim güçlü inancım şudur ki... Başarabileceğimiz benim kanaatimdir.

Eş anlamlılar: (hukuki) sentence (ceza), judgment (yargı); (inanç) belief (inanç), certainty (kesinlik)

Latince 'üstesinden gelmek' anlamına gelen 'convincere' kelimesinden gelir. 'convict' (mahkum etmek) fiilinin isim halidir.

İki ana anlamı vardır: mahkemenin 'mahkumiyeti' (bir karar) ve bir kişinin güçlü 'kanaati' (bir inanç).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.