noun

cookie

kurabiye, bisküvi

I love chocolate chip cookies.

Damla çikolatalı kurabiyeleri çok severim.

Can I have a cookie with my milk?

Sütümle bir kurabiye alabilir miyim?

((bir)) cookie bir kurabiye He ate a cookie for a snack.

bisküvi, kraker

Felemenkçe 'küçük kek' anlamına gelen 'koekje' kelimesinden gelir.

Susam Sokağı'ndaki Kurabiye Canavarı'nın kurabiye yediğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.