noun

cooler

soğutucu, buzluk

We packed drinks in the cooler for the picnic.

Piknik için içecekleri soğutucuya koyduk.

The water cooler is in the office hallway.

Su sebili ofis koridorunda.

((sayılabilen isim)) soğutucu Piknik için içecekleri soğutucuya koyduk.

Eş anlamlılar: ice chest, cool box

'Cool' (soğuk) ve bir iş yapanı belirten '-er' ekinden gelir, yani 'bir şeyi soğutan şey'.

Bir 'cooler' (soğutucu), eşyaları 'cooler' (daha serin) yapar. İsim ve sıfatın karşılaştırma hali aynı şekildedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.