verb

cope

başa çıkmak, üstesinden gelmek, idare etmek

She has to cope with a lot of stress.

Çok fazla stresle başa çıkmak zorunda.

I can't cope anymore.

Artık başa çıkamıyorum.

((with sth.)) (bir şeyle) başa çıkmak Çok fazla stresle başa çıkmak zorunda.

üstesinden gelmek Artık başa çıkamıyorum.

Eş anlamlılar: manage, handle, deal with; Zıt anlamlılar: surrender, fail

Eski Fransızca 'couper' (vurmak, kesmek) kelimesinden, 'coup' (darbe) kelimesinden türemiştir. Anlamı 'bir darbeyle karşılaşmak, başa çıkmak' olarak gelişmiştir.

Sorunlarınızla 'başa çıkmak' (cope) için bir süper kahraman gibi bir 'pelerin' (cape) giydiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.