noun

correspondence

yazışma, mektuplar, uygunluk, benzerlik

We have been in correspondence for years.

Yıllardır yazışıyoruz.

I have a pile of correspondence to answer.

Cevaplamam gereken bir yığın yazışma var.

There is a close correspondence between the two reports.

İki rapor arasında yakın bir benzerlik var.

((sayılamayan isim)) yazışma. Eski bir arkadaşımla yazışıyorum.

((A ile B arasında bir benzerlik)) bir benzerlik. İki fikir arasında bir benzerlik var.

Eş anlamlılar: communication, letters, similarity; Zıt anlamlılar: difference, discrepancy

'correspond' fiiline, bir durumu veya eylemi belirten '-ence' isim ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Yani, yazışma eylemidir.

İnsanlar arasında 'co-' (birlikte) gönderilen 'cevapların' toplamı olarak düşünün. 'to correspond' fiilinin isim halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.