verb

afflict

üzmek, acı vermek, musallat olmak

A strange illness afflicted the village.

Garip bir hastalık köye musallat oldu.

He was afflicted with a sense of guilt.

Suçluluk duygusuyla ıstırap çekiyordu.

((birine/bir şeye)) birine/bir şeye musallat olmak A strange illness afflicted the village.

((biri)) ((bir şeyle)) bir şeyle ıstırap çekmek He was afflicted with a sense of guilt.

Eş anlamlılar: trouble, distress, plague

Latince 'ad-' (yönelme) + 'fligere' (vurmak) kelimelerinden gelir. Birine 'vurmak', acı vermek anlamına gelir.

Bir 'çatışmanın' (conflict) nasıl acıya neden olabileceğini düşünün. 'Afflict', bu tür bir acıya neden olan fiildir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.