verb

counteract

etkisini gidermek, karşı koymak, dengelemek

This medicine will counteract the poison.

Bu ilaç zehri etkisiz hale getirecek.

They took steps to counteract the negative effects.

Olumsuz etkileri gidermek için adımlar attılar.

((sth.)) etkisini gidermek, karşı koymak Bu ilaç zehrin etkisini giderecek.

Eş anlamlılar: neutralize (etkisizleştirmek), offset (dengelemek), oppose (karşı koymak); Zıt anlamlılar: aid (yardım etmek), support (desteklemek)

'Karşı, zıt' anlamına gelen 'counter-' öneki ve 'act' (hareket etmek) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'karşı hareket etmek'tir.

Başka bir şeye 'karşı' (counter) bir 'eylem' (action) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.