adjective

counterfeit

sahte, taklit

The police seized counterfeit money.

Polis sahte para ele geçirdi.

He sold counterfeit designer bags.

Sahte tasarımcı çantaları sattı.

((counterfeit)) + isim sahte (bir şey) Sanatçı sahte bir tabloyu kolayca fark edebilir.

Eş anlamlılar: fake, forged, phony; Zıt anlamlılar: genuine, authentic

Eski Fransızca 'contrefait' (karşıt olarak yapılmış) kelimesinden gelir. 'counter-' (karşı) + 'fait' (Latince 'facere', yapmak).

'counter' kelimesini 'karşı', 'feit' kelimesini ise 'yapılmış' olarak düşünün. Yani, gerçeğine 'karşı yapılmış' bir şey.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.