noun

countermeasure

karşı tedbir, önlem

The government took countermeasures against the threat.

Hükümet tehdide karşı önlemler aldı.

We need to develop effective countermeasures.

Etkili karşı tedbirler geliştirmemiz gerekiyor.

((bir karşı tedbir)) ((sth. e karşı)) (bir şeye) karşı bir önlem Siber saldırılara karşı önlemler uyguladılar.

Eş anlamlılar: safeguard, remedy, precaution

'counter-' (karşı) + 'measure' (önlem). Kelimenin tam anlamıyla, bir şeye 'karşı alınan önlem'.

Bir soruna veya tehdide 'karşı koymak' için aldığınız bir 'önlem' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.