noun

countryman

vatandaş, hemşehri, köylü

He greeted his fellow countryman warmly.

Vatandaşını sıcak bir şekilde selamladı.

He was a simple countryman from the hills.

Tepelerden gelen basit bir köylüydü.

((a/one's)) countryman kendi ülkesinden bir kişi He met a fellow countryman on his travels.

((a)) countryman kırda yaşayan bir kişi The old man was a simple countryman.

Eş anlamlılar: compatriot (vatandaş), fellow citizen (hemşehri), rustic (köylü), farmer (çiftçi)

'country' (ülke, kır) ve 'man' (adam) kelimelerinin birleşimidir.

'country' kelimesinin iki anlamını düşünün: sizin 'ülkenizden (country)' bir 'adam (man)' veya 'kırda (country)' yaşayan bir 'adam (man)'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.