noun

covenant

antlaşma, ahit, sözleşme

They made a covenant to protect the land.

Toprağı korumak için bir antlaşma yaptılar.

The company entered into a restrictive covenant.

Şirket kısıtlayıcı bir sözleşme imzaladı.

((bir antlaşma yapmak)) resmi bir anlaşma yapmak. They made a covenant to help each other.

Eş anlamlılar: contract, pact, treaty, agreement

Eski Fransızca 'convenir' (anlaşmak) kelimesinden. 'co-' (birlikte) + 'venire' (gelmek). Anlaşmak için bir araya gelmek.

'come-in-and-agree-nant' (içeri gel ve anlaş) gibi ses çıkarıyor. İnsanların resmi bir anlaşma yapmak için bir araya geldiğini hayal edin. Genellikle dini bağlamlarda kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.