verb

cover

örtmek, haber yapmak, kapsamak, karşılamak

Cover the pot with a lid.

Tencerenin üstünü bir kapakla kapat.

The news will cover the election.

Haberler seçimi konu alacak.

Does your insurance cover this?

Sigortanız bunu karşılıyor mu?

((sth.)) ((with sth.)) (bir şeyi) (bir şeyle) örtmek. Cover the table with a cloth.

((sth.)) (bir olayı) haber yapmak. The news covered the event.

((sth.)) (masrafı) karşılamak. Insurance will cover the damage.

Eş anlamlılar: gizlemek, korumak, rapor etmek; Zıt anlamlılar: ortaya çıkarmak, ifşa etmek

Latince 'cooperire' (tamamen örtmek) kelimesinden. 'co-' (yoğunlaştırıcı ön ek) + 'operire' (kapatmak, örtmek).

Sizi 'örten' bir battaniye, bir haberi 'kapsayan' bir muhabir not defteri veya masrafları 'karşılayan' bir sigorta poliçesi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.