verb

affront

hakaret etmek, aşağılamak

His comments affronted the entire community.

Yorumları tüm topluluğa hakaret etti.

She was affronted by his rude behavior.

Kaba davranışları karşısında aşağılanmış hissetti.

((birini)) aşağılamak ((birine)) açıkça hakaret etmek. His comments affronted the entire community.

Eş anlamlılar: hakaret etmek, gücendirmek; Zıt anlamlılar: iltifat etmek, övmek

Eski Fransızca "afronter" (alından vurmak, karşı gelmek) kelimesinden, "à front" (yüze karşı) ifadesinden gelir.

Yüzünüzün "önünde" (front) yapılan bir hakaret düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.