adjective

cracked

çatlak, kırık, çatallı, deli

She drank from a cracked cup.

Çatlak bir bardaktan içti.

He spoke in a low, cracked voice.

Alçak, çatallı bir sesle konuştu.

That idea is completely cracked.

Bu fikir tamamen çatlak.

çatlak bir ((isim)) yüzeyinde çizgilerle hasar görmüş bir (isim) Çatlak bir bardaktan içti.

((biri/bir şey)) çatlaktır (gayriresmi) deli veya garip Bu fikir tamamen çatlak.

Eşanlamlılar: broken, fractured; crazy, insane

'to crack' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

'Çatlak' bir tencere su tutmaz ve 'çatlak' bir fikir incelemeye dayanamaz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.