noun

cracking

çatlama, kırma, şifre çözme

We heard the cracking of a tree branch.

Bir ağaç dalının çatırdadığını duyduk.

Password cracking is a serious crime.

Şifre kırma ciddi bir suçtur.

the cracking of ((sth.)) (bir şeyin) kırılması The cracking of the code took hours.

Eş anlamlılar: breaking, splitting, fracturing, deciphering

'Crack' fiilinin ulaç (-ing eki) hali olup, kırma eylemini veya sürecini belirtir.

Bunu eylem kelimesi olarak düşünün. Nesne (kraker) değil, bir çatlak oluşturma *eylemi*dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.