adjective

crazy

çılgın, deli, meraklı, aptalca

That's a crazy idea!

Bu çılgınca bir fikir!

He's crazy about football.

Futbola bayılıyor.

The loud music is driving me crazy.

Yüksek sesli müzik beni çıldırtıyor.

((bir şeye/birine)) bayılmak (bir şeye/birine) çok hevesli olmak Futbola bayılıyor.

çılgınca olmak aptalca veya mantıksız olmak Bu çılgınca bir fikir.

((birini)) çıldırtmak (birini) sinirlendirmek veya delirtmek Yüksek sesli müzik beni çıldırtıyor.

Eş anlamlılar: deli, çılgın, vahşi; Zıt anlamlılar: aklı başında, sakin, mantıklı

Orta İngilizce'deki 'crasen' (kırmak, parçalamak) kelimesinden gelir. 'Aklı parçalanmış' anlamı daha sonra ortaya çıkmıştır.

Birinin zihninin kırık bir vazo gibi 'çatladığını' veya 'delirdiğini' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.