adjective

creaking

gıcırdayan

I heard a creaking sound from the old floor.

Eski zeminden bir gıcırtı duydum.

The creaking door woke me up.

Gıcırdayan kapı beni uyandırdı.

gıcırdayan bir ((isim)) gıcırdayan bir (isim) Gıcırdayan kapı beni uyandırdı.

Eş anlamlılar: gıcırdayan, inleyen, çatırdıyan

Yansıma sözcük, tanımladığı sesi taklit eder.

'Creak' kelimesi, tanımladığı gürültü gibi ses çıkarır. Gıcırdayan, ürkütücü eski bir ev düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.