noun

crease

kırışık, kat yeri

Iron the crease out of your shirt.

Gömleğindeki kırışıklığı ütüle.

A crease appeared on his forehead.

Alnında bir kırışıklık belirdi.

((sth.))'daki kırışıklık (bir şey)'deki kırışıklık There is a crease in my pants.

Eş anlamlılar: fold, wrinkle, line; Zıt anlamlılar: smoothness

Eski Fransızca'da 'tepe' anlamına gelen 'creste' kelimesinden gelir ve sırt benzeri bir çizgiyi ifade eder.

Bir çizgi 'yaratmak' (create) için bir kağıdı 'kırdığınızı' (crease) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.