adjective

creepy

ürkütücü, tüyler ürpertici

That old house looks creepy at night.

O eski ev geceleri ürkütücü görünüyor.

He has a creepy smile.

Ürkütücü bir gülümsemesi var.

creepy ((isim)) (bir şeyi) ürkütücü olarak tanımlamak Bu ürkütücü bir oyuncak bebek.

to be creepy ürkütücü veya korkutucu olmak O eski ev ürkütücü.

Eş anlamlılar: scary, spooky, eerie, unsettling; Zıt anlamlılar: pleasant, comforting

'creep' (sürünmek) fiili + '-y' ekinden gelir. Korku veya tiksintiyle tüylerinizi diken diken eden bir şeyi tanımlar.

Üzerinizde bir örümceğin 'sürüdüğünü' düşünün. Bu his 'creepy'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.