noun

afterglow

tatlı anı, yankı, gün batımı kızıllığı

We watched the afterglow of the sunset.

Gün batımının kızıllığını izledik.

She was in the afterglow of a successful performance.

Başarılı bir performansın tatlı anısını yaşıyordu.

((the afterglow)) of ((sth.)) (bir şeyin) tatlı anısı, kızıllığı We watched the afterglow of the sunset.

hatıra, kalıcı his, alacakaranlık

'after' (sonra) + 'glow' (parıltı) kelimelerinden oluşur. Güneş battıktan sonra gökyüzünde kalan parıltı veya bir olaydan sonraki hoş bir histir.

Güneş battıktan 'sonra' (after) gökyüzündeki 'parıltıyı' (glow) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.