crimp
Çeviri
kıvırmak, pli yapmak, sıkıştırmak
Örnekler
She used a special iron to crimp her hair.
Saçını kıvırmak için özel bir maşa kullandı.
The electrician crimped the wire to the connector.
Elektrikçi kabloyu konektöre sıkıştırdı.
The baker crimped the edges of the pie crust.
Fırıncı turta hamurunun kenarlarını kıvırdı.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeyi) kıvırmak/sıkıştırmak She decided to crimp her hair for the party.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: press (bastırmak), fold (katlamak), pleat (pile yapmak), curl (kıvırmak)
Etimoloji
Orta İngilizce'deki 'crympen' kelimesinden gelir ve 'cramp' (kramp) ile ilişkilidir. Birlikte bastırma veya sıkma fikrini taşır.
Hafıza İpuçları
Saçınıza veya bir kağıda KIVRIMLAR (CRIMPs) yapan bir KIVIRMA (CRIMPing) aleti hayal edin.