crimson
Çeviri
kıpkırmızı, al
Örnekler
The sunset painted the sky a crimson color.
Gün batımı gökyüzünü kıpkırmızı bir renge boyadı.
She wore a beautiful crimson dress.
Güzel, kıpkırmızı bir elbise giyiyordu.
His face turned crimson with embarrassment.
Utançtan yüzü kıpkırmızı oldu.
Dilbilgisi Kalıpları
((noun)) kıpkırmızı bir (isim) She wore a crimson scarf.
to be crimson kıpkırmızı olmak The leaves were crimson in the fall.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: scarlet (al), ruby (yakut kırmızısı), maroon (bordo), vermilion (parlak kırmızı)
Etimoloji
Arapça 'kırmızî' kelimesinden gelir ve kırmızı boya yapılan kırmız böceği ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Koyu kırmızı, kıpkırmızı (crimson) bir rengin olabileceği bir 'suç mahalli' (crime scene) düşünün. (Bu bir ezberleme tekniğidir, etimoloji değil).