noun

crook

dolandırıcı, sahtekar, kıvrım, çoban değneği

The police caught the crook who stole the money.

Polis parayı çalan dolandırıcıyı yakaladı.

She held the baby in the crook of her arm.

Bebeği kolunun kıvrımında tuttu.

((a/the crook)) dolandırıcı, sahtekar Polis dolandırıcıyı tutukladı.

((sth.'nin kıvrımı)) kıvrım Çantayı kolunun kıvrımında tuttu.

Synonyms: criminal, swindler; bend, curve

Eski Nors dilinde 'kanca' veya 'kıvrım' anlamına gelen 'krókr' kelimesinden gelir.

Bir 'dolandırıcının' (crook) yolları 'eğridir' (crooked), tıpkı bir çoban 'değneğinin' (crook) eğri olması gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.