adjective

crooked

eğri, çarpık, sahtekar, namussuz

The picture on the wall is crooked.

Duvardaki resim eğri duruyor.

He was a crooked politician.

O, sahtekar bir politikacıydı.

((sth. is crooked)) (bir şey) eğri Duvardaki çerçeve eğri.

((a crooked sb.)) sahtekar (biri) O, sahtekar bir avukat.

Synonyms: bent, twisted; dishonest, corrupt. Antonyms: straight; honest

Eğri bir nesne veya suçlu anlamına gelen 'crook' isminden türemiştir.

Bir 'dolandırıcının' (crook) 'sahtekar' (crooked) bir karaktere sahip olduğunu unutmayın. Kelime hem fiziksel şekil hem de ahlaki karakter için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.