noun

crossover

geçiş, melez, crossover

The band achieved a huge crossover success.

Grup büyük bir crossover başarısı elde etti.

She drives a compact crossover vehicle.

Kompakt bir crossover araç kullanıyor.

The story features a crossover between two characters.

Hikaye, iki karakter arasında bir geçiş içeriyor.

a crossover between ((bir şey)) and ((bir şey)) (bir şey) ile (bir şey) arasında bir geçiş The movie is a crossover between two popular franchises.

a crossover ((isim)) bir crossover ((isim)) She is a crossover artist, popular in both pop and country.

Eş anlamlılar: hybrid, fusion, blend (melez, füzyon, karışım)

'Cross' (çaprazlamak) ve 'over' (üzerinden) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla bir sınırı veya çizgiyi geçmek demektir.

Bir nehri 'üzerinden geçen' ve iki farklı alanı birleştiren bir köprü hayal edin. Bu konsept müzik türleri, araba tipleri ve hikaye konuları için de geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.