adjective

crowded

kalabalık, dolu

The train was very crowded this morning.

Tren bu sabah çok kalabalıktı.

It's a small but crowded room.

Küçük ama kalabalık bir oda.

a crowded (place) kalabalık bir (yer) We went to a crowded beach.

(place) is crowded (yer) kalabalık The store was crowded.

Eş anlamlılar: packed, full, teeming; Zıt anlamlılar: empty, spacious

'To crowd' (kalabalık oluşturmak) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve 'kalabalıkla dolu' anlamına gelir.

Bir yerde 'crowd' (kalabalık) varsa, orası 'crowded' (kalabalık) olur. '-ed' eki kelimeyi sıfata dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.