adjective

cruel

zalim, acımasız, gaddar

He was a cruel and heartless man.

Zalim ve kalpsiz bir adamdı.

It was a cruel twist of fate.

Bu, kaderin acımasız bir cilvesiydi.

Don't be cruel to animals.

Hayvanlara karşı zalim olma.

((birine/bir şeye karşı zalim)) (birine/bir şeye) zalim olmak Don't be cruel to your sister.

((zalim bir şey)) zalim bir (şey) That was a cruel punishment.

Eş anlamlılar: brutal (vahşi), heartless (kalpsiz), merciless (acımasız); Zıt anlamlılar: kind (nazik), compassionate (şefkatli)

Latince 'crudelis' (zalim) kelimesinden gelir, 'crudus' (ham) ile ilgilidir.

'Crude' (ham) ile olan bağlantısını unutmayın. Başkalarının 'ham' acısına kayıtsız kalan birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.