noun

cruise

gemi seyahati, kruvaziyer, gezinti

They went on a Caribbean cruise for their honeymoon.

Balayı için Karayipler'de bir gemi seyahatine çıktılar.

The police car was on a slow cruise through the neighborhood.

Polis arabası mahallede yavaş bir gezintideydi.

((on a cruise)) gemi seyahatine çıkmak Gelecek yaz bir gemi seyahatine çıkıyoruz.

((a cruise to <yer>)) (...a) bir gemi seyahati Alaska'ya bir gemi seyahati rezervasyonu yaptılar.

Eş anlamlılar: voyage, trip, journey, sail

Hollandaca'da denizi geçen bir gemi gibi 'karşıdan karşıya geçmek' anlamına gelen 'kruisen' kelimesinden gelir.

Tatil için okyanusu 'geçen' büyük bir gemi hayal edin. Bu rahatlatıcı bir yolculuktur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.