verb

crumble

ufalanmak, parçalanmak, çökmek

The old wall is starting to crumble.

Eski duvar ufalanmaya başlıyor.

She crumbled the cheese over the salad.

Peyniri salatanın üzerine ufaladı.

Their empire began to crumble.

İmparatorlukları çökmeye başladı.

((sth.)) ufalanmak Eski bina ufalanmaya başlıyor.

((sth.)) ((bir şeyi)) ufalamak Kuşlar için ekmeği ufaladı.

Eş anlamlılar: disintegrate (parçalanmak), fall apart (dağılmak), break up (kırılmak), collapse (çökmek)

'Crumb' (kırıntı) ile ilgilidir. Orta İngilizce'den, muhtemelen Eski İngilizce'deki 'cruma' ile ilgili bir kelimeden gelmektedir.

Elinizde kolayca 'ufalayabileceğiniz' ('crumble') kuru bir kurabiye düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.