adjective

crushed

ezilmiş, kırılmış, mahvolmuş

Add two cloves of crushed garlic.

İki diş ezilmiş sarımsak ekleyin.

He was crushed by the bad news.

Kötü haber onu mahvetti.

((as an adjective before a noun)) ezilmiş, kırılmış Add some crushed ice to the drink.

((to be crushed by sth.)) (bir şey tarafından) mahvolmak She was crushed by his criticism.

Eş anlamlılar: ezilmiş, kırılmış; mahvolmuş, yıkılmış

'to crush' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

'crushed ice' (kırılmış buz) gibi fiziksel veya 'crushed hopes' (yıkılmış umutlar) gibi duygusal olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.