verb

cuddle

sarılmak, kucaklaşmak

The mother cuddled her crying baby.

Anne ağlayan bebeğine sarıldı.

Let's cuddle on the sofa and watch a movie.

Kanepede sarılıp film izleyelim.

((birini)) (birine) sarılmak Anne bebeğine sarıldı. The mother cuddled her baby.

((biriyle)) (biriyle) sarılmak Çift kanepede sarıldı. The couple cuddled on the couch.

Eş anlamlılar: embrace (kucaklamak), hold close (yakın tutmak)

Kökeni belirsizdir, muhtemelen 'kucaklamak' anlamına gelen daha eski bir İngilizce kelimeyle ilgilidir.

Kelimenin kendisi, eylemin kendisi gibi yumuşak ve rahatlatıcı geliyor. 'Cuddle', 'cover' (örtmek) ve 'huddle' (bir araya toplanmak) kelimelerinin birleşimi gibi duyuluyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.