noun

culmination

doruk noktası, zirve, sonuç, nihayet

The festival was the culmination of months of planning.

Festival, aylarca süren planlamanın doruk noktasıydı.

His promotion was the culmination of years of hard work.

Terfisi, yıllarca süren sıkı çalışmanın bir sonucuydu.

((sth.))'nın doruk noktası the culmination of (sth.) Proje, onların çabalarının doruk noktasıydı.

Eş anlamlılar: climax, peak, pinnacle; Zıt anlamlılar: beginning, start

Latince 'tepe, zirve' anlamına gelen 'culmen' kelimesinden gelir. '-ation' eki bir süreci veya sonucu belirtir. Yani, zirveye ulaşmanın sonucu.

Bir dağcının tırmanışının 'culmination' (doruk noktasına) zirvede ulaştığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.