verb

cultivate

yetiştirmek, ekip biçmek, geliştirmek

Farmers cultivate crops in the fields.

Çiftçiler tarlalarda ekin yetiştirir.

She cultivated a love for classical music.

Klasik müziğe olan sevgisini geliştirdi.

He tried to cultivate a relationship with his boss.

Patronuyla bir ilişki kurmaya çalıştı.

((sth.)) (toprağı veya mahsulü) ekip biçmek, yetiştirmek Farmers cultivate the land.

((sth.)) (bir nitelik veya beceri) geliştirmek She cultivated an interest in art.

((sb.)) (~ ile ilişki) kurmak He cultivated the new client.

Eş anlamlılar: grow, raise, develop, foster; Zıt anlamlılar: neglect, destroy

Latince 'toprağı sürmek, yetiştirmek' anlamına gelen 'colere' fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'cultus'tan gelir.

'Kültür' kelimesini düşünün. Bir şeyi 'cultivate' etmek, tıpkı bir kültür geliştirmek gibi, ister bir bitki, ister bir beceri veya bir arkadaşlık olsun, onu büyütmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.