noun

culture

kültür, medeniyet, yetiştirme

I am interested in Japanese culture.

Japon kültürüyle ilgileniyorum.

The company has a strong work culture.

Şirketin güçlü bir çalışma kültürü var.

They took a bacteria culture from the sample.

Numuneden bir bakteri kültürü aldılar.

((...)) isim olarak kullanılır We learned about ancient Greek culture.

Eş anlamlılar: medeniyet, toplum, gelenekler

Latince 'cultura' (yetiştirme, bakım) kelimesinden, o da 'colere' (yetiştirmek, toprağı işlemek) fiilinden gelir. Anlamı, toprağı işlemekten zihni geliştirmeye evrilmiştir.

Bir toplumun geleneklerini, sanatını ve inançlarını zamanla 'yetiştirmek' (cultivating) gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.