adjective

cumulative

kümülatif, birikimli, toplamsal

The cumulative effect of the changes was significant.

Değişikliklerin kümülatif etkisi önemliydi.

Your final grade is based on your cumulative score.

Final notunuz, kümülatif puanınıza dayanmaktadır.

(cumulative) ((isim)) kümülatif Kümülatif etki çok büyüktü.

Eş anlamlılar: accumulative, increasing, additive; Zıt anlamlılar: decreasing, subtractive

Latince 'yığmak' anlamına gelen 'cumulare' fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'cumulatus'tan gelir, bu da 'yığın' anlamına gelen 'cumulus'tan türemiştir.

'Accumulate' (biriktirmek) fiilini düşünün. 'Cumulative', zamanla birikmiş bir şeyi tanımlayan sıfat halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.