noun

curiosity

merak, tuhaflık, nadide eşya

Her curiosity led her to open the box.

Merakı onu kutuyu açmaya itti.

The museum is full of historical curiosities.

Müze tarihi nadide eşyalarla dolu.

He asked the question out of curiosity.

Soruyu meraktan sordu.

curiosity about ((sth.)) (bir şeye) dair merak He has a curiosity about science.

out of curiosity meraktan I opened the letter out of curiosity.

Eş anlamlılar: (bilme isteği) inquisitiveness, interest; (garip nesne) oddity, rarity

Latince 'curiositas' kelimesinden, o da 'curiosus' (dikkatli, araştırmacı) kelimesinden gelir. '-ity' eki isim yapar.

'Curious' (meraklı) olma durumu 'curiosity'dir (merak). '-ity' eki sıfatı isme dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.