adjective

curious

meraklı, tuhaf, acayip

The cat was curious about the new toy.

Kedi yeni oyuncak hakkında meraklıydı.

That's a curious-looking building.

Bu tuhaf görünümlü bir bina.

I'm curious to know what happened.

Ne olduğunu öğrenmek için merak ediyorum.

curious about ((sth.)) (bir şeyi) merak etmek Children are curious about everything.

curious to ((to-inf)) (yapmayı) merak etmek I was curious to find out more.

a curious ((noun)) tuhaf bir (isim) He had a curious expression on his face.

Eş anlamlılar: (araştırmacı) inquisitive, interested; (garip) odd, strange. Zıt anlamlılar: indifferent (ilgisiz).

Latince 'curiosus' (dikkatli, araştırmacı) kelimesinden gelir, bu da 'cura' (bakım, özen) kelimesinden türemiştir.

Bir şeyi 'önemserseniz' (care), onun hakkında 'meraklı' (curious) olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.